İslami makaleler
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yapRadyo DinleMp3 Dinle Kur'an Dinledini bilgi yarismasi

Paylaş | 
 

 Hüsn-ü Zan - Sû-i Zan (2)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SeyyaH
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1117
Points : 2499
Kayıt tarihi : 20/08/09
Nerden : İstanbuL

MesajKonu: Hüsn-ü Zan - Sû-i Zan (2)   Salı 8 Eyl. 2009 - 21:49

Övgüde Denge
Ancak insanlar hakkında hüsn-ü zan ya da hüsn-ü şehadette bulunmanın belli ölçüleri vardır. Meselâ, bazen hakkında övücü sözler sarf ettiğimiz bir insan, onu hazmedecek kadar olgun olmayabilir ve bizim onun hakkında söylediğimiz sözler, onun küstahlaşmasına, bazen de başkalarının aldanmasına sebebiyet verebilir. Bu da Efendimizin ifadesiyle, o insanın boynunu kırma demektir. O halde bize düşen, herkes hakkında hüsn-ü zan etmekle beraber, onlara olduğundan fazla payeler yüklememek ve Cenab-ı Hakk'a karşı da onu tezkiye etmemek şeklinde olmalıdır. Evet bazen hakkı olmadığı ölçüde hüsn-ü zan eder, Allah'a (c.c.) karşı onu tezkiye etmiş oluruz; bazen de aşırı övgülerle küstahlaştırırız. Bu itibarla hüsnü zan bazen karşı tarafa zararlı olabilir. Hele bir de kendini sıfırlayacak kadar bir olgunluğa erememişse.
Allah'ın Şahitleri
Vefat eden insanlar hakkında hüsn-ü şehadette bulunma da aynı çerçevede değerlendirilebilir. Cenab-ı Hak, Kur'ân-ı Kerim'de; "Biz sizi örnek bir ümmet kıldık ki insanlar nezdinde Hakk'ın şahitleri olasınız ve Peygamber de sizin hakkınızda şahit olsun."(Bakara, 2/143) buyurmaktadır. Hz. Ömer'in (r.a.) rivayet ettiği bir hadis-i şerife göre, Efendimizin (aleyhissalatu vesselâm) yanından bir cenaze geçerken, oradaki insanlar cenaze hakkında senada bulunurlar. Bunun üzerine Allah Rasulü (aleyhissalatu vesselâm); "Vacib oldu, vacib oldu, vacib oldu!"buyurur. Sonra arkadan bir cenaze daha geçer; onu da kötü sözlerle yad ederler. Efendimiz (aleyhissalatu vesselâm) yine aynı ifadeleri kullanır. Hz. Ömer (r.a.); "Ey Allah'ın Rasulü! Vacib olan nedir?"diye sorar. Allah Rasulü de (aleyhissalatu vesselâm); "Öncekini hayırla yad ettiniz ona cennet vacip oldu. İkincisini kötülükle yadettiniz ona da cehennem vacib oldu. Sizler Allah'ın yeryüzündeki şahitlerisiniz."cevabını verir.
Denge İnsanı
Görüldüğü gibi hüsn-ü şehadet, müminler için âdeta dua olmakta ve Cenab-ı Hak böyle bir hüsn-ü zandan dolayı o kulu affetmektedir. Ancak yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, bunda da sınır korunmalı ve aşırı tezkiyelerden sakınılmalıdır. Çünkü Allah Resûlü (aleyhissalatu vesselâm), bir başka hadislerinde de, birisi, Osman İbn Maz'un (r.a.) hakkında, "Cennetlik oldu"dediğinde onu ikaz eder ve "Nereden biliyorsunuz? Ben peygamberim, bilmiyorum."buyurur. Oysaki Osman İbn Maz'un (r.a.), Efendimizin vefatına ağladığı iki-üç sahabiden biri ve Medine'de kendisine manevî kardeş seçtiği tek insandır.
Akademi A. Heyeti

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.akabefm.tr.cc
 
Hüsn-ü Zan - Sû-i Zan (2)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Akabe Forum Radyo :: (¯`·.(¯`·.____GENEL KONULAR ____.·´¯).·´¯) :: Hasbihal-
Buraya geçin: