İslami makaleler
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yapRadyo DinleMp3 Dinle Kur'an Dinledini bilgi yarismasi

Paylaş | 
 

 Ne Büyük Peygamber Aşkı ve Hediyesi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SeyyaH
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1117
Points : 2499
Kayıt tarihi : 20/08/09
Nerden : İstanbuL

MesajKonu: Ne Büyük Peygamber Aşkı ve Hediyesi   C.tesi 5 Eyl. 2009 - 13:30

Ahmed er Rufaî Hz.leri fakîh idi, seyyid idi. İltifat-ı nebevîye'ye mahzar idi. Peygamber Efendimizin iltifatına nasıl mahzardır ? diyeceksiniz

555 Hicrî (Miladi 1160) tarihinde Doksan bin hüccacın gözleri önünde cereyan eden bir hadise size bu gerçeği gösterecektir.

Dünyanın muhtelif yerlerinden insanlar, ziyaret için Ravza-i Mutahhara'ya toplanmışlardır. Bu esnada derinden gelen bir inilti şöyle terennüm ediyordu:

Fiy hâletil bu'di ruhu küntu ursilihe
Tukabil-ul arda inni vehiye naibeti
Vehezihi devlet-ül eşbehu kad haderat
Femdut yemiyneke key tahza bihe şefeti


"Arada uzak mesafeler varken saygıyla elinizi öpmek için vekâleten ruhumu gönderiridim. Şimdi ise cismanî varlığını görmek gözle nasip oldu. Mubarek elini uzatasın ki şu hasretli dudaklarım haz ve sevinçle dolsun.!"


Nefesleri kesecek bir hadise , elektriklenmiş vücutların derin bakışları utulmayacak bir tabloyu seyrediyordu.
Bunun üzerine Nebiler nebisinin mübarek eli nuranî cismiyle Merkad-i şerifinin altından uzandı. Ve Rufaî Hz. O yılki hacılardan çokça kalabalık şahitler huzurunda onu öptüyeri ve göğü velveleye boğmuş bir halde sarhoş bakışların önünde Seyyid Rufaî (k.s.) mübarek başını Ravza-i mutahhara'nın eşiğine koyarak "Bu mukaddes eşiğe yüzümü koyuyorum, beni çiğneye çiğneye geçiniz" Bunun üzerine alimler, arifler başka kapılardan çıktılar, Müridan kendisinden geçti.

Bir kısım müptedi ise O'nu çiğneyerek çıkarlarken büyük Veli şöyle diyordu:
-"Allah'ım manevî gücümü, îmanımı zât-ı Ecelli-Âla-na ve bilgimi de peygamberine karşı arttır. Bu hali yoluma bir hüccet kıl"
Bu hadiseye Abd'ül Kadîr Geylanî (ks.) Cenab Zağferanî,Şeyh Adi b.Müsafir., Şeyh ve Aliyyul Heyti b.Kays, Şeyh Ali b.Umeys, Şeyh Ali Taberi şahid olmuşladır.


Bu vak'a o kadar doğrudur ki, bir çok ulemanın şu şekilde bir fetva vermesine sebep teşkil etmiştir.:
"Her kim bu kerameti inkâr ederse delâlete düşer ve sapar"
Bu vak'a aynı zamanda Dönemin Tasavvuf akımları arasında büyük dalgalanmalara yol açtı. Bu olay üzerine pek çok şeyh dergâhını kapatıp Ahmed-er Rufaî 'ye mürid olarak geldi. Seyyid ile aynı yıllarda yaşamış Gavs'ul Azam Abdulkadir Geylanî (Ks.), O'nu evliya üzerine hüccet-i ilahî olduğunu söyledi.


Ahmed_er Rufaî'nin haline nigahban olan Abdulkadir Geylani hazretleri O'nu en güzel şekilde tarif ediyordu. Ashab-ı Güzin Al-i Beyt-Rasûl-ül Emîn ile cümlesi müctehidin hazeratından maada tabakat-ı evliyada Ahmed-er Rufaî mertebesine kimse vâsıl olmadı. Buyurdukları mervîdir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.akabefm.tr.cc
 
Ne Büyük Peygamber Aşkı ve Hediyesi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Akabe Forum Radyo :: (¯`·.(¯`·.____ İSLAM-İ KONULAR____.·´¯).·´¯) :: Tasavvuf ve Tasavvufa Dair-
Buraya geçin: